5 Ocak 2013 Cumartesi

"Ekran Kuşağı"

Aslında çok sevdik, çok anlamlı bulduk Nezih Orhon hocamızın bu tanımlamasını. Öyle ya, bilmem kaç senedir, elimizde, evimizde, işimizde, gecemizde ve gündüzümüzde, baktığımız ve kullandığımız, faydalandığımız ve elbette zararını gördüğümüz o şey "ekran". Belki de bizim neslin en belirgin ortak paydası. Peki neyin ekranı? Benim aklıma gelenler şöyle: Televizyon, telefon, fotoğraf makineleri, kameralar, Mp3 çalarlar, her türlü görüntü cihazları, navigasyon cihazları, elektronik oyun cihazları, databanklar, hatta bazı beyaz eşya ürünleri, ve tabii ki bİlGisAyaRlar.. Bilgisayarı sona bıraktım, çünkü bu konuyu başka bir yere bağlamak niyetindeyim :-) 

Bizler, evet ekran kuşağıyız, ama aynı zamanda "Q Klavye" kuşağıyız da. Klavyesi olan her türlü elektronik cihazımız Q klavyeye sahip. Aynı bakış açısıyla gidersek, bilmem kaç senedir, elimizde, evimizde, işimizde, gecemizde ve gündüzümüzde, baktığımız ve kullandığımız, faydalandığımız ve elbette zararını gördüğümüz o şey "Q Klavye" :-) Beynimizi açabilsek, içinde belki de çoktan bir Q klavyecik oluşmuştur. Hatta benim kalbimde de oluşmuştur muhtemelen. Evet, onu seviyorum! Şimdi nasıl olur da bunca yıl emek verdiğim, besleyip büyüttüğüm o "şey"in yerine başka bir şey koyarım? Daha doğrusu nasıl koyabilirim? Daha da doğrusu koymalı mıyım?

Ne desem bilmem ki.. 


F klavye kullanmaya başlarsak eğer, şunu yaşamaktan korkuyorum galiba :)


http://www.youtube.com/watch?v=-cfTJLJwg5A

1 yorum:

  1. hümeyra çok güzelmiş bi de bunun kahveli olanı var cd writer boşluğuna kahvesini koyan adam:) bu arada f klavye kaçınılmaz sanırım:)

    YanıtlaSil